eğlence
• 18/6/2006 - tv de bugün
• 18/6/2006 - burç
• 18/6/2006 - konserde bir gece
bir sebfoni orkestrasının konserine gitmek insanda heyecan ve coşku gibi büyülü duygular uyandırır. diğer müzisyenlerle birlikte sahne aldığını hayal edin, hayatta bir kere ele geçecek bir fırsatla en üstün performansınızı gösteriyorsunuz.
eğer orkestraya katılabilseydiniz hangi enstümanı çalıyor olurdunuz?
1. keman
2. kontrbas
3. borazan
4. flüt.
yorumlarınız bu sayfada hayat bulacaktır.
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 18/6/2006 - melez çocuk
Beyaz bir rahip sadece zencilerin yaşadığı bir köye görev yapmaya gider. Aradan bir zaman geçince kasabada melez bir çocuk doğar . Herkes bu duruma şaşırır . Kadının kocasıda rahipten şüphe ederek soluğu rahibin yanında alır. Rahibe durumu anlatıp Çıkışır . Rahip durumu kurtarmak için doğadan örnekler vermeye başlar . - Bak oğlum der her taraf bu tür mucizelerle doludur . Mesela şu koyun sürüsüne bak . Bütün koyunlar beyazken şu arkadaki koyun neden siyah acaba ? der . Zenci adam bir müddet rahibin yüzüne bakar ve - Tamam rahip ben çocuğu unuttum sen de koyunu unut |
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 18/6/2006 - tetikçi
Mafya babası haraçlarını toplaması için yeni bir tetikçi buldu. seçtigi adam sağır ve dilsizdi. Çünkü baba, bu tetikçi yakalanırsa polise fazla bir şey anlatması mümkün olamaz, diye düşünüyordu. Baba, bir gün ödemelerin geciktiğini fark etti ve tetikçiyi odasına çağırdı, bir de işaret dilini bilen tercüman buldular. Tercüman işaretle sordu: - "Para nerede?" Sağır dilsiz işaretle yanıt verdi: - "Ne parası? Benim paradan maradan haberim yok. Neden bahsettiginizi anlamıyorum." Tercüman tercüme etti: - "Neden bahsettiğinizi anlamıyormuş. " Baba 38'liği koltuk altından çekip sağır dilsizin beyninedayadı: - "Şimdi sor bakalım, para nerede." Tercüman işaretle sordu: - "Para nerede?" Sağır -dilsiz kan ter içinde isaretle yanıt verdi: - "Şehir merkezindeki parkta, büyük heykelin olduğu kapıdan girince soldan 3. ağacınn kovuğunda yüz bin dolar var." - "Ne söyledi?" dedi Baba. Tercüman yanıtladı: - "Dedi ki, hala neden bahsettiğinizi anlamıyormuş, ayrıca o tetiği çekmek de biraz göt istermiş." |
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 18/6/2006 - küçük mutluluklar
Küçük derelerdir büyük nehirleri oluşturan
Küçük mutluluklar, küçük, küçücük derelerdir
Büyük nehri ararken üzerinden atladığın
Arkana dönüp de bakmadığın
Küçük mutluluklar
Çıtır çıtır Kızılay simitidir, çayın yanında
Aniden radyoda karşına çıkan şarkı
Kar yağınca tatil olan okul
Başarılı bir rejimin birinci günü
Sokakta sevebildiğin kedi
Yürüyen güvercinin kafası
Tenekedeki fesleğen
Kurumuş çamaşırlar, bir kış ikindisi
Geri gelen elektrik
Babanın hikayeleri
Annenin yemeği
Tamir ettiğin alet
Yeşil t-shirtün, yatarken giydiğin
Bir dostun başarısı, neler çektiğini bildiğin
Elini sımsıkı tutan minik el
Dudağında ıslık yürüdüğün yol
Birden çıktığın yolculuk
Sana açılan kapılar
Sana kapıyı açanlar
Hoş gelenler
Hoş buldukların
Yalnız kalabilmek - dilediğinde
Kavuşabilmek - özlediğinde
.
.
.
(Gerisini ve milyonlarca satırı boş bırakıyorum;
kendi küçük mutluluklarını yazman,
bundan da küçücük bir mutluluk duyman dileğiyle...) |
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
|
|
|